Kalıcı olmayan, kusurlu ve tamamlanmamış şeylerin güzelliği: Wabi-Sabi

Seramik sanatıyla bağım sekiz yıl oldu. Çamurun terapötik yönünü keşfedeli de dört yıl olmuştur. Demek ki, tanışıklık olsa da bağ kurup iç dünyanıza yolculuk etmek zaman alıyormuş. Psikanalitik yaklaşım modelli destekleyici psikoterapide de çamurla psikoterapide de daha derine inmeye, kendimizle kendi kimliğimizle yüzleşmeye hazır olmak değişken bir zamana ihtiyaç duyar.

Pessoa, kişinin kendi gerçekliğinin kaygı uyandıran bir tehlike olduğunu, hayatta kalmak için de gerçekliğini bulması gerektiğini söyler. Yaratıcılığın da buna yardımcı olduğunu belirtir. Pessoa’ya göre:

Yaratıcı eylem; algıladığımız, içselleştirdiğimiz, hayal ettiğimiz veya etkilendiğimiz tüm duyumların aktarılmasıdır.

Bilmeden benimsediğim tarzın, yaratıcılığın adının Wabi-Sabi olduğunu öğrendiğimde aldığım Leonard Koren’in ‘Sanatçılar, Tasarımcılar, Şair ve Filozoflar için: Wabi-Sabi’ kitabındaki ilk cümle şuydu:

..kusurlu, kalıcı olmayan ve tamamlanmamış şeylerin güzelliğidir.’

Wabi, yalın olan şeyler; Sabi, yaşamın özünde kalıcı olmayan anlamındadır. Japon literatüründe çay merasimlerini temsil eder. Sade, basit bir çay kulübesinde düzgün hatlı olmayan bir çay kasesinin hayatta hiçbirşey mükemmel değildir; bambudan yapılı bir vazonun içindeki sade, özelliksiz bir çiçeğin güzelliğin aslında olduğundan daha hafif bir değer taşıdığının; rustik tarzlı çaydanlığın misafirlerine zamanın aktığının ve herşeyin kalıcı olmadığının anlamlarını taşır.

Batı kültürünün materyalist ve mükemmeliyetçi yanına karşı ortaya çıkmış ve yaygınlaşmış gösterişsiz ve mütevazı olanın güzelliğidir Wabi-Sabi.

Bazı Japon sanatçıların resimlerinde tek bir ağacın veya kayanın, yalın doğanın resmidir; ya da tuvalden elini kaldırmadan tek seferde rastgele fırça hareketleriyle tuvale zihnin aktarılmasıdır.

İşte bu yol, egonun azalarak kendiliğin gevşediği ve yaratıcılığın başladığı süreçtir belki de.

Hayat karmaşa da olsa çelişkili de kir-pasla dolu olsa da bozulma-yıpranma olsun ne varsa hepsini sahiplenir Wabi-Sabi. Geleneklere uymayanın güzelliğidir.

Kendiliğimizdeki yapıcı-yıkıcı taraflarımız, duygularımız, kayıplarımız, öfkelerimizin yansıtılmasıdır, bizim gerçekliğimizdir. İster sözel olarak ister sözel olmadan ifade edilsin bilinçaltımızın temsilidir.

Bizi biz yapan kendiliğimiz; kusurlu olan, kalıcı olmayan, tamamlanmış olandır. Kendiliğimiz Wabi-Sabi’dir...

Devran Tan